24 Aralık 2015 Perşembe

Sosyalbaskici.com Yenilendi!

Sosyal Baskıcı projem 1 yılını doldurdu. Tam da 1. yılını doldurmuşken, sitemizi yeniledik, ödeme seçeneklerini artırdık, Facebook ve Instagram'dan fotoğraf seçme dışında cihazlardan fotoğraf yüklemeyi de ekledik. Harun ve Burak ile çok yorulduk ama ortaya tertemiz rengarenk bir iş çıktı. Özellikle yılbaşı için özel hediyeler verme niyetindeyseniz sosyalbaskici.com a bir uğrayın.

Sevgiler

Hem süper hediyeler verin hem de destek olun. Sevgiler





🌹

Ben

Buna baktım da, düşündüm. Ben sağda mıyım, solda mıyım diye. Sonra farkettim ki ortadaki kesik çizgilerdeyim. :)

17 Eylül 2015 Perşembe

Hayvanlar Üzerinden Deney Yapan Firmalar

Bu burada bir dursun! Aklıma takıldıkça bakarım.



ÜRÜNLERİNİ HAYVANLAR ÜZERİNDE TEST EDEN FİRMALAR:
Ambi (Johnson & Johnson)
3M
Always (Procter & Gamble)
Almay (Revlon)
Alberto-Culver (Unilever)
Air Wick (Reckitt Benckiser)
Aim (Church & Dwight)
Acuvue (Johnson & Johnson)
Blue Buffalo
Biotherm (L’Oreal)
Band-Aid (Johnson & Johnson)
Bain de Soleil (Schering-Plough)
Axe (Unilever)
Avon Products, Inc.
Aveeno (Johnson & Johnson)
Aussie (Procter & Gamble)
Arrid (Church & Dwight)
Armor All (Clorox)
Arm & Hammer (Church & Dwight)
Aramis (Estee Lauder)
Aquafresh (GlaxoSmithKline)
American Beauty (Estee Lauder)
Clinique (Estee Lauder)
Clearasil (Reckitt Benckiser)
Clean & Clear (Johnson & Johnson)
Clarins of Paris
Clairol (Procter & Gamble)
Church & Dwight (Arm & Hammer)
Christina Aguilera Perfumes (Procter & Gamble)
Chapstick (Pfizer)
Carefree (Johnson & Johnson)
Calgon (Reckitt Benckiser)
Cacharel (L’Oreal)
Bumble and Bumble (Estee Lauder)
Braun (Procter & Gamble)
Bobbi Brown (Estee Lauder)
Procter & Gamble
Prescriptives (Estee Lauder)
Ponds (Unilever)
Piz Buin (Johnson & Johnson)
Pine-Sol (Clorox)
Physique (Procter & Gamble)
Pantene (Procter & Gamble)
Pampers (Procter & Gamble)
OxiClean (Church & Dwight)
Osiao (Estee Lauder)
Old Spice (Procter & Gamble)
Revlon
Resolve (Reckitt Benckiser)
Renuzit (Dial)
Redken (L’Oreal)
Reach (Johnson & Johnson)
Ralph Lauren Fragrances (L’oreal)
Raid (S.C. Johnson)
Purpose (Johnson & Johnson)
Purell (Johnson & Johnson)
Puffs (Procter & Gamble)
Shiseido Cosmetics
Sensodyne (GlaxoSmithKline)
Secret (Procter & Gamble)
Sebastian Professional (Procter & Gamble)
Scrubbing Bubbles (S.C. Johnson)
Scope (Procter & Gamble)
Scoop Away (Clorox)
Savlon (Johnson & Johnson)
Rogaine (Johnson & Johnson)
ROC (Johnson & Johnson)
Rid-X (Reckitt Benckiser)
Sunsilk (Unilever)
Sunlight (Unilever)
Suave (Unilever)
Spray ‘N Wash (Reckitt Benckiser)
SoftSheen (L’Oreal)
Soft Scrub (Dial)
Soft & Dri (Dial)
Skin ID (Johnson & Johnson)
SK-II (Procter & Gamble)
Sinful Colors (Revlon)
Signal (Unilever)
Shu Uemura(L’Oreal)
Shower to Shower (Johnson & Johnson)
Zest (Procter & Gamble)
Woolite (Reckitt Benckiser)
Windex (S.C. Johnson)
Viktor & Rolf (L’Oreal)
Vidal Sasson (Procter & Gamble)
Vicks (Procter & Gamble)
Vichy (L’Oreal)
Veet (Reckitt Benckiser)
Vaseline (Unilever)
Tommy Hilfiger (Estee Lauder)
Tom Ford (Estee Lauder)
Tilex (Clorox)
Tide (Procter & Gamble)

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Yetmiyor

Bazen içimden çok şeyler anlatmak geliyor, edebiyatım yetmiyor...


6 Temmuz 2015 Pazartesi

Coda

-Now
-More..




23 Ocak 2015 Cuma

Merhaba "Rünya Müzik"

Bugün 23 Ocak 2015. "Rünya Müzik" adı altında müzik yapım ve organizasyon ile, bir de çeşitli materyallere basım olarak iki çeşit faaliyet içeren şirket açılışımızı yaptık.

Rünya; eşimin müzik işleri ve benim sosyalbaskici.com'umun yasallaşması için ilk yasal adımımız. Değişik bir maceralardayız yine. Daldan dala konuyoruz. Asıl mesleğim ve önceliğim olan dijital pazarlamaya devam ediyorum. Ve etmeliyim de. İşimi çok seviyorum çünkü. Bugün gittiğim toplantıda, 3 saate yakın heyecanlı bir şekilde karşımdaki kişiye dijital anlatmam da kendime bunu hatırlatmamı sağlıyor. Allah karşımıza harika insanlar çıkarıyor. Hem Rünya Müzik hem de Sosyal Baskıcı için. Kötü niyetli insanları önümüzden çeksin istiyoruz, çekiyor. Çok şükür... Kendi yağımızda kavrulmak istiyoruz. Ama yerimizde de duramıyoruz. Her gün işlemler görüşmeler. Çok güzel. Ben eskilerden beri söylerim. Benim ruhum aynı anda çok şeyle uğraşmayı seviyor. Bu aralar o kıvamdayım. Zorlukları seviyorum. Yenilikleri seviyorum. Bir müzisyenle evli olmayı seviyorum. Nazar değdirmeyin. Dedim ya çok yoğunuz. Sonra düz yolda yürürken motor geliyor çarpıyor. Bacağım yamuluyor. :) İyileştim iyileştim iyiyim bu arada.

Sevgiler
Reyhan

22 Kasım 2014 Cumartesi

Kendim Yapıyorum'da Reçine Heyecanı

Bu kız bugün neler peşinde? sorusunun cevabı DIY blogum Kendim Yapıyorum'da.





28 Eylül 2014 Pazar

Hiphop Bitmiş Gençler Dağılın

Hiphop biter mi bitmez mi bilemem ama sen başlığa takılma çünkü Hiphop'ın gidişatı konusunda bize veriler yeter; veriler her zaman doğruyu söyler. Dünya'da ve özellikle Türkiye'de "Hiphop"a 2004'ten beri neler oluyor gel birlikte bakalım.

Dünya'da "hiphop" kelimesinin Google'da 2004'ten bu yana gerçekleşen arama trendi:

Gördüğünüz üzere aramalar düşüyor. 2005'ten sonra yaşanan düşüş 2007'ye kadar sürüyor. 2007-2008'de yaklaşık 1 yıl düşüş duruyor ama sonra düşme daha da ivmeleniyor. Günümüzde ise 2004 yılındaki popülerliğinin yalnızca %34'üne sahip.

Eşim Mirac'la (bildiğiniz Mozole Mirach) geçirdiğim dolu dolu Hiphoplı yaklaşık 9 yılın ardından edindiğim tecrübe Türkiye'deki Hiphop'ın Dünya trendinden biraz farklı hareket ettiğini söylüyor. Bakalım Google aramaları bu konuda ne diyor:


Türkiye'de durumlar fena! Hız kesmeden düşüyor aramalar. 2014'te, 2004 Nisan'ının %10'u kadar "hiphop" araması var. 2004 yılı ile günümüzü karşılaştırdığımızda çok az evde internet olduğunu, akıllı telefonların olmadığını fakat aramaların günümüzün 10 katı kadar olduğunun altını çizmek isterim. Hiphop'a olan ilginin azalıp azalmadığını öğrenmek için bir tek Google Arama Trend'leri yetmez elbet, bir çok parametre var cevaplanması gereken. Mesela; 2004'te akıllarda yer alan artık "hiphop nedir ki arkadaşım?" sorusu günümüzde ortadan kalkmış ve böyle bir arama yapma ihtiyacı bulunmuyor olabilir ya da bunun gibi onlarca senaryo.

Türkiye'nin Dünya'da "hiphop" aramalarındaki yoğunluğuna bakalım:

En yoğun aramalar Myanmar'dan yapılıyor. Evet çok ilginçtir ki uzun yıllardır askeri rejimle yönetilen ve fakir bir halka sahip Myanmar günümüzde en çok "hiphop" aramalarının yapıldığı yer. Türkiye ise Myanmar'la karşılaştırıldığında %7'si kadar aramaya sahip. Türkiye; 2005 Mart'ta Dünya'da hiphop aramalarının yoğun olarak yapıldığı yerler arasına giriyor, ta ki 2010'un yarısına kadar. 2010 yılından beri Dünya'daki aramalarda Türkiye pek bir yer kaplamıyor diyebiliriz.

Aklıma eskiler, çok eskiler geliyor. Breakdansların yapıldığı hiphop partileri; ve sonra onların bir bir kendini "Türkçe Rap" partilerine bırakması. Öyleyse ya "hiphop" aramasının yerini başka aramalar aldıysa; RAP gibi ;) Türkiye'de "rap" aramalarının trendine bakalım orada durumlar nasılmış:


Oh! Hiphop can çekişse de, rap yaşıyormuş. 2009'da ve 2012'de en yüksek arama yoğunluğunu yaşamış.Yine de bir düşüş olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Günümüzde ise 2012'deki arama hacminin yalnızca %32'sine sahip.

Bu mini trend analizi son bir arama sorgusuna bakmadan bitiremeyeceğim. Acun'un Yetenek Sizsiniz'i sayesinde tüm Türkiye'ye sanki Türkçe Rap buymuş gibi tanıtılmasını sağlayan başımızın kara belası "Arabesk Rap". Kaliteli arabeske var bir sempatim. Orhan Baba diye bir gerçek var bir kere. Rap zaten gençliğimizin göz bebeğiydi. Ama şu "Arabesk Rap"! Ah ah.. Haydi bakalım grafikteki kırmızı çizgi ile kendileri ne diyor bize:

Ne dediğini ben söyleyeyim: "Aslında 2012'de Rap'te yükseliş falan olmadı. O benim yükselişimdi" diyor ve pişmiş kelle gibi sırıtıyor!


2 Eylül 2014 Salı

Mirac - Toplumsal Hezeyan

Bilirsiniz benim yarim Mirac Hiphoplife'ın Organize Oluyoruz albümüne Toplumsal Hezeyan isimli bir parça ile katılmıştı. Yeni albümünün çıkmasına azıcık kala bu son rap içerikli klibimiz blogumda dursun istedim. Ayrı bir mistik havası ve tarzı olduğuna inandığım bu şarkı tam Youtube'un kapandığı sırada çıkmış, bu nedenle paylaşma ve dinleme olayları sekteye uğramıştı. Neyseki Mirac'ın kariyer amaçlı değil, bir nevi rap'e jübile amaçlı ortaya çıkardığı bir işti. Her zamanki gibi, biz çok sevdik. umarım sen de seversin.

Artık cağnım Youtube açık olduğuna göre paylaşabiliriz:


31 Temmuz 2013 Çarşamba

Marc Fettah Anthony

Bu aralar bir ukalalık gidiyor bende. Ama napayım dayanamıyorum. Facebook'umun haber kaynağında şunu görüp de printscreen almazsam çatlardım. Bunu yapan ajans internete bu fotoğrafı yüklediğim için benden nefret edebilir. Yapacak bir şey yok.

Veee karşınızda Marc Anthony, hem de yeni imajıyla: (kıs kıs kıs)




23 Temmuz 2013 Salı

Yahoo Reklamları Midemi Bulandıyorsunuz!

Eskilerden alışkanlık bir yahoo mailim var kullandığım. Gmail güzel iyi hoş ama Yahoo ile başladım devam edeyim bari dedim. Ama Yahoo son bir kaç aydır, evet bir kaç aydır, şu böcekli reklam ile beni benden geçirdi. Her mailime girdiğimde, her yeni maile tıkladığımda, mail yazdığımda en çok bu reklam çıkıyor. Evet çok dikkat(!) çekici olmuş. Tek elimle reklamı kapatıp öbürüyle üfleye püfleye reklamı kapatıyorum. Bu işkenceye azıcık daha katlanma kararı aldım, sonra kesin karar bu reklam bitmezse kullanmayı bırakıcam. 

Artık midem kaldırmıyor mailime bakarken oynayan hamam böcekleri görmeyi.  Katlanamıyorum bu böceğe. Herkesin bir zaafı var işte. Shame on you yahoo! Yok mu senin bir reklam filtreleme ya da onay sürecin!

Google'da Şunu Ara, Bu Çıksın!

iPhone 4s fiyat aradım, içinde fiyat geçtiği için karşıma kürtaj ile ilgili reklam çıktı. Hem de fiyat kelimesiyle eşleşmiş. Üstelik 1. sırada. Ah be abim kim bilir CPC'si kaça geliyor sana onun, ama her iPhone kullanıcısı kürtaj yaptırmaz ki. :) Şaka bir yana, bir adwords bilene sorsan bu kadar boşa paran gitmez. (Yine çok bilmişlik mi yaptım? Olsun.)

Bu arada blogger'a yönlendiriyor reklam.

21 Mayıs 2013 Salı

Lerzan Mutlu'nun Afişinden Sosyal Medyaya Yeni Bir Bakış

Dün 1. Levent'ten geçerken ana caddeye bakan bir bina cephesi giydirme dikkatimi çekti.  Zaten ayrıntılara takıntılı bir insanım, bolca afişlere reklamlara da bakıyorum. Beynim doluyor bunlarla. Buna da pür dikkat kesildim ama eminim çok kişi farketti bu dev afişteki saçmasapan hatayı.

Lerzan Mutlu'nun albüm çıkışı için hazırlanmış bir afiş bu. İlk olarak yukarıda yazan CD dikkatimi çekti. Kendimi sorguladım "CD mi dedim?"; kendimi cevapladım "Doğru bir CD bu, ne var ki orada CD yazmasında. Takılma Reyhan!" dedim. Yine de biraz garip geldi. Sonra dev afişin aşağılarına doğru baktım. Algılarım şaştı, yine kendimi sorguladım ama cevaplayamadım. Yukarıda yazan CD bunun yanında birşey değilmiş meğer. Araçtan inip fotoğrafını çekmek istedim ama çok yorgundum yemedi! Çok şanslıyım ki birisi çekmiş afişi (başka bir semtte olan ama birebir aynı bir afiş yanılmıyorsam) ve internete koymuş. Onun internete yükleme amacı Lerzan Mutlu'nun seksiliğinin şoförleri şaşırtacağı cart curt zıvırtı. Şimdi onu boşverelim.

Gelelim mevzuya: Lütfen şu sosyal medya adreslerine bir bakar mısınız? Hadi afişi hazırlayan grafiker evladım bilmiyor sosyal medyayı falan, bir bilende mi çıkmamış bu şarkıcı bayanın afişine böyle olmaz diyecek? Off off... Hayır bir de Twitter'da 175 bin takipçisi var. Instagram'da da 6 bin'e yakın. :) Takdir sizin. Amacım çok bilmişlik değil, bunu böyle yazmamak için az bilmek yeter. Benim kocamın albüm çıkış afişini böyle assalar, sevineceğime oturur ağlarım. Aman Allah korusun...


31 Mart 2013 Pazar

Yeni Saçlarım :)

Diğer blogum yani kişisel olmayan hani diğeri işte ( Kendim Yapıyorum yakında onunla ilgili de yazacağım buraya), işte ona sürekli yazdığım için buraya vakit bulamadım bu aralar ama işte kişisel bloguma kişisel bir konu geldi çattı: Yeni Saçlarımmmm!

Dün çekildiğim ve bugün çekildiğim 2 fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Fotoğraflarımı da sağolsun eşim çekti ve editledi.

Öncesi:
Sonrası:


Güzel oldu güzel!

23 Ocak 2013 Çarşamba

Mirac feat Dela Creme - "Can't Be Living" Klibimiz

Bir "Geç olsun güç olmasın" mantığıdır gidiyoruz. 2011'de Londra'da çektiğimiz klibimiz çıktı 2012 Aralık 9'da. Olsun biz çok sevdik; sağolsun dostlarımız da beğendiler. Bu klibin görüntü yönetmenliğini/kameramanlığını yaptığım için mutluyum. :) Herkese teşekkürler. Yakında daha iyileri gelecek.

Sizinle klip teaserımızı, basın bültenizimi, bannerımızı veeeee tabiki de klibimizi paylaşmak istiyorum.


"Mirac aka Mozole Mirach, uzun bir süre önce haberini verdiği "Can't Be Living" klibini sevenlerine sunuyor! Mirac'ın Londra'da geçirdiği 1 yıl süre içerisinde tanıştığı, 70'lerin efsanevi Reggae şarkıcılarından Jamaika'lı Bruce Ruffin'in yine kendisi gibi Raggae/Rap müzik şarkıcısı olan kardeşi Dela Creme ile birlikte yaptığı "Can't Be Living" şarkısına Londra sokaklarına çekilen klibin yönetmenliğini ve post-prodüksiyon işlemlerini yine Mirac üstlenirken, görüntü yönetmenliği de Melek Reyhan Dinç tarafından yapıldı. Klibin özel radyo programını http://miraconline.caster.fm adresinden dinleyebilirsiniz. İyi seyirler..." 

Teaser (Tanıtım Videosu):


Ve Klip:


19 Ocak 2013 Cumartesi

"Bacaksız" Çıkmazı

Size bir garip hikaye anlatmak istiyorum, gerçek bir adamın hikayesi. Neresinden anlatmaya başlasam bilemedim. En iyisi en baştan anlatayım. En azından benim bildiğim kadarının en başından; ta ki en sonuna, bildiğimin en sona gelene kadar.

Bizim bir Fikret Amcamız var. Ona çoğu kimse "Bacaksız" der. Fikret Amca bizim sokakta oturmuyor ama her gün orada. Kaç sene oldu bilemiyorum. Bir tahmin yapsam 5 sene kafadan var. Fikret Amca daha annemler sabah dükkanı açmadan dükkanın çevresinde ya da bizim dükkanda belirir. (Bilmeyenler için evimizin alt katında bir matbaa dükkanımız vardı. Annem babam emekli olunca, 2 sene önce civarı kapattılar. Reyhan Matbaacılık) Sonradan bizimkiler dedi ki, bizim dükkana ve çevresine gelmeden önce de oralardaymış, senelerdir tüm gün bizim sokakta geçirirmiş zamanını.

Fikret Amca'yı diğer insanlardan ayıran çok belirgin bir özellik var. Bacakları yok. Bacakları başladığı yerden itibaren kesik. Kendisinin kullanacağı tarzda değişik bir motoru var. Onunla istediği yere gidip geliyor, kendi başına. Kimseye ihtiyaç duymadan. Nasıl yürüyor derseniz, gövdesinin tam altına lastik parçası gibi birşey bağlıyor. Onun üstünde duruyor. Ellerine de birer tahta, onları tutarak elleriyle ilerliyor. Polisken çatışmada kaybetmiş bacaklarını, karısı da emekli polismiş. Hatta bacakları kesildikten sonra da dilenci kılığında istihbaratta çalışmış polis olarak.

31 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni Yilin Sizofreni

-Yeni yil. Hosgeldin 2013.

-Amaaan ha yeni yil ha eski yil.

-Hey Oley. Yeni yil diyorum tarih degisiyor.

-Kutlayasim yok hicbirsey. Kutlayangillerden degilimdir zaten.

-Amma asosyalsin. Nasil gencsin sen. Hic mi eglenmezsin yeni yilda.

-Sagim solum belli olmaz. Bir sene evdeyim, baska sene olaylar olaylar.

2 sene once yilbasinda Harun ve ben Londra`da Winter Wonderland`i kesfederken:

Winter Wonderland in London from Mirac on Vimeo.

Facebook`un Raporculara Cikardigi Zorluklar

43.000 fanli sanatci Facebook sayfasinin insights graphi diyor ki bana: 07/12/2012 - 13/12/2012 tarihleri arasinda Talking About`in 0. Sifir iste bildiginiz sifir. Zaten bir onceki ve sonraki gunde 1108 - 1136 olduguna gore ve bu verdigi sifir rakami haftalik talking about oldugu icin matematiksel olarak imkansiz bu rakam. Benim de kafamda soyle bir soru olusuyor: Facebook acaba sen yoksa arada bana hep boyle hatali istatistikler, datalar veriyorsun da ben bu kadar farkedilir olmadigi icin onlara mi kaniyorum! Neyseki, bu sayfanin datalarini sadece kendime raporluyorum. Sayet ucret karsiligi yonetilen bir marka sayfasi olsaydi, gerek yollayacagim raporlarinda, gerekse dusuk rakamlarin aciklamalarinda sIkInti yaratacakti. Cunku musteriyi "Yok Facebook datalari hatali veriyor" bilmemne alakadar etmez. Peki datalar boyle cikinca ve musteriye bu aciklamayi bir kac kez ustuste yapinca ne oluyor? Musterinin(Markanin) mecraya guveni azaliyor. Bahsettigimiz mecra Facebook, bir haber sitesi degil. Fakat yine de markalar icin guven azaltici oldugu asikar. Bir ara isim sosyal medya raporlamaydi ve hatirliyorum Facebook bana bir gun boyunca Insigths sayfasini acmayip beni zor duruma sokmustu. Iste boyle. 


Alttaki ekran görüntüsünü de birkaç gün sonra aldım (25 Aralık). Gordugunuz gibi kirilmalar artmis hem de geriye donuk olarak.

Turkce klavye kitligimdan dolayi ozurlerimi sunarim, okuyan herkese.
Sevgiler

13 Kasım 2012 Salı

"Zor Deme Bana" Vardı Bir Zamanlar Çektiğimiz..

2010 yılında elime kamerayı alıp, yapmış olduğum ilk çekimden çıkan sımsıcak klibimizi blogumda bayağı bir geç de olsa vermem lazım. Şimdi 2012'deyiz. 2 seneyi aşkın zaman geçti çektiğimiz klip üzerinden. Gerek kameramızın el kamerası olması, gerek de video müzik olarak ilk işimiz olması dolayısıyla şuan piyasadaki diğer klip çekimleriyle karşılaştırdığınızda "Süper"miş demek yalan olur. Fakat 2 sene yakın gibi gözükse de, o zamanlar çok az underground ya da overground rap parçasının klibi olduğu ve olanların da bir kaç istisna dışında pek iç açıcı olmadığını hatırlatmam gerekir. 

Velhasıl kelam, klibimiz sevildi, güzel karşılandı. Klibimizde vermek istediğimiz "o" duyguyu verebildiğimize hemfikir olduk. Ben klibin kameramanı ve baş hamalıydım. Klibin zor kısmı henüz 3 günlük yeni evli bir gelin olarak Ağustos ayının kavurucu sıcağında taşıdığım tripodlar ve malzemeler değil, 1.60 lık boyumla 1.85 lık sanatçımızı doğru açıyla kadraja alabilmekti. Her zamanki gibi şarkının sahibi Mozole Mirach montaj ve post-prodüksiyonuyla kendi klibine can verdi. Hiphoplife.com.tr'nin öncülüğünde hazırlanmış "Organize Oluyoruz" albümde yer alan "Zor Deme" parçasına bu klibi çekerken farketmiştik ki, Türkçe rapte ormanda yeşillikte çekilen ilk klip. İzbe yerler, döküntüler, karanlık sokaklar değil; ağaçlar, şelaleler :) Şuanda sanıyorum ki değişik ortamlarda çekilen klipler vardır. Bu geçen 2 senede, en az 10 senelik bir devir atladık kamera ve çekim olaylarında! (Bu arada klibin çekimlerini Yalova'da yaptık. Şarkının müziği, sözleri, prodüksiyonu yani herşeyi her zamanki gibi Mozole Mirach'a ait.)

Müyap'ın Official Youtube kanalından işte klibimiz ve Mozole Mirach'ın çok sevilen "Zor Deme Bana" parçası. Parçanın klibiyle bütünleşmiş ruhunu hissedebilmeniz dileğiyle...


 

28 Eylül 2012 Cuma

Ege Bal Yiyınız

Reklamcılıkta son noktanın konulmasını sağlayan reklamı tespit ettik. İzleyinız, Ege Bal yiyınız:

30 Ağustos 2012 Perşembe

Gerçekten Coca-Cola'sız Bir Dünyada Yaşamak İstiyor Musun?


Breaking Bad'in son bölümünde yer alan ürün yerleştirme gerçekten kendinden bahsettirmeye değer nitelikte. Ürün yerleştirme denilince aklımıza gelen "Bu programda ürün yerleştirme bulunmaktadır" havasındaki tabuyu ilk olarak kafamızdan atalım. Öyle dizide masanın üstüne reklamı yapılan ürünün paketini koymak, dizideki billboardlara reklamı yerleştirmek ya da dizide sokak tabelalarına ürünün adını koymak değil bu. Hem bu ürün yerleştirme görsel değil, işitsel. Yani kelimelerin gücü konuşuyor bu reklamda. Bu sayede de bir o kadar havalı oluveriyor. Ve şu tepkiyi verdirtmiyor: "Hımm, ürün yerleştirme tamam reklam işte". Şu tepkiyi verdirtiyor: "Ne biçim bir reklamdı bu, wauww!". 

Diyalog şu şekilde gelişiyor. Breaking Bad'in Walter'ı rakip Meth satıcılarıyla %35'lik bir dağıtım yüzdesi almaları karşılığında birlikte çalışmaya ikna etmek için buluşuyor. İkna etmek zorunda, çünkü adamlar isterseler çeker vururlar. Sahnede gergin bir ortam hakim. Walter bu kısa ve etkili ikna konuşması sırasında, ürettiği malın kalitesini anlatmak için şu cümleleri kullanıyor: 

23 Ağustos 2012 Perşembe

Ergenlere Reklamlar


Ben ergenken, hatta ergenliğe daha yeni girme dönemlerimde sivilcelerle ne yapacağını şaşırmış, etrafta dönen  efsanelere kulak kabartan bir çocuktum. Çocuktum diyorum çünkü daha ilk evrelerindeydim. Suratım sivilce dolu değildi, zaten öyle çok sivilceli olmadım ama bir tane çıkardı tam çıkardı. Alnımın tam ortasında. "Ne yapsam acaba ben bunlara, abiler ablalar napıyorlar acaba?" derken bir gün bir reklam beynime şimşek gibi çaktı.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Dijital`de Churn Rate


Churn Rate; sigortacılık gibi üyelik bazlı ve benzeri sistemlerle çalışan sektörlerde başı çeken KPI’lardan olmasına karşın, offline satış odaklı firmalarda ise fazla rağbet görmemektedir. Bunun nedeni bu tarz sektörlerde gereken kesin rakamlara ulaşmanın mümkün olmamasıdır. Bu durumda, tahmini rakamlarla hesaplanma da yapılır. Tanımlamak gerekirse “Churn Rate; belirli bir zaman periodundaki müşteri kaybının ölçümüdür”.  Belirlenen zaman aralığı hedeflere göre aylık, çeyreklik, yıllık gibi periodlarda alınabilir. Churn Rate’i hesaplarken ilk olarak bakılacak iki önemli rakam vardır. Üyelikten çekilenleri (1), toplam müşteri sayısına (2) böldüğümüzde Churn Rate’i bulmuş oluruz.

(1)    Period başlangıcından sonuna kadar üyelikten çekilme gibi eylemlerle şirketle alışverişini, aldığı servisi bitiren ya da iletişimi sonlandıran müşteri sayısı;
(2)    Period sonundaki üye ya da alışverişe devam eden müşteri sayısıdır.

Peki dijital medyada Churn Rate hatrı sayılır bir metric olaraktan önemsememiz gereken bir ölçüm müdür? Bu sorunun cevabı churn rate ölçümlemesini yaptığınız online mecraya ya da sosyal medya kanalına göre değişir. Benim kişisel görüşüm oldukça önemli olduğudur. Çünkü eldeki müşterilerimizin ne derecede elimizden kayıp gittiğinin hesabı, pazarlama stratejimizi yeni müşterilere mi yoksa eldekilere mi daha çok odaklayacağımızın kararını vermemizde önemlidir.

Öncelikle e-mail pazarlamadan örnek vererek hesaplayalım. Datamızda 100 isim olduğunu farzedelim. Bir ay içinde bunlardan 15 tanesi, mail aboneliğini kaldırmak istediğine dair “unsubscribe” a tıkladı. Buna karşın da 5 yeni kişi e-mail listemize eklendi. Son durumda listemizde 90 kişi olmuş oldu.

Churn Rate= Unsubscribers/E-mail Listesi = 15/(100-15+5) = 15/90 = 16%

16%lık bir churn rate, aylık için yüksek bir rakam olsa da, yıllık için oldukça başarılı bir rakam olurdu.

Geçelim sosyal medyadan bir örneğe; Twitter Churn Rate. Burada da Churn Rate’i hesaplamak için unfollow ve following rakamlarını kullanacağız. Twitterımızda geçen ay sonunda toplam 500 followerımız olsun. Ay sonunda bu rakamın 550 olduğunu gördük. Yeni follow yapan kişi sayısı için 50 diyemiyoruz kolayca. Çünkü unfollow ve follow edenlerin arasındaki farkı veriyor bu 50 kişi. Churn Rate için bize unfollow tuşuna basmış kişi sayısı lazım. Bu rakamı veren ücretli ve ücretsiz servisler internette mevcut. Bunlardan birini kullandığımızda ay içinde 70 kişinin unfollow ettiğini gözlemledik farzedelim (demek ki 120 kişi yeni followerımız).  Öyleyse Twitter için Churn Rate’imizi hesaplayalım:

Churn Rate= Unfollow eden kişi Sayısı/ Follower Sayısı = 70/550=13% civarlarında.

Twitter raporlarımızda sadece follower sayımıza, retweet sayımıza bakmak oldukça kısıtlı bir analiz vericekti bize. Churn Rate’imizi hesaplayarak, Twitter’ımızdaki kitlemizin nasıl değiştiğini gözlemleyebiliriz. Bu gözlemin doğrultusuna göre, hangi yüzdede yeni kişilere hitap ettiğimizi kontrol edebiliriz. Dahası unfollow edenler arasından random olarak seçtiğimiz kişilerle dilersek iletişime geçebilir ya da mümkünse sosyal ya da demografik segmentasyonla gruplandırabiliriz.

Takdir edersiniz ki Churn Rate böyle kısa ve az metricli bir ölçüm değil esasen, fakat başlangıç olarak; ve özellikle sosyal medya için bu seviyede bir incelemenin çok verimli sonuçlar vereceğine inanıyorum.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Mozole Mirach - Anlamı Yok Klip Çalışması




Yaklaşık 5 ay önce görüntü yönetmenliğini/kameramanlığını yapmış olduğum çalışmam ve bununla ilgili yazım:


Merhaba! Mozole Mirach (yani eşim Harun Dinç) cumartesi akşamı, ustream.tv den yaptığı canlı yayın sırasında yeni şarkısı ve klibini dinleyicilerine sundu. Yayını dinleyen herkes aynı anda ilk defa izledi. Güzel oldu :) Ve hemen ardından twitterdan yorumları aldı Harun, canlı yayında okudu-değerlendirdi. Biz de bitirmiş olduğumuz bir işi insanlara sunabilmenin sevincini yaşadık. (Çünkü şayet elimizde güzel parçalar ve bir de bir klip var ve doğru zamanı bekliyorlar.) Aşağıda klibin çıkış haberi, snapshotlar var. Ama önce kısaca bahsedeyim. 

Facebook Insights`ta Ileti Saatleri


Facebook Insights tan post level data alınca postların başında tarihleri olduğunu görmüşsünüzdür. Tüh Posted başlıklı kolonda tarih var ama saati de verseymiş keşke facebook dememek elde değil di mi? Hişş hişş biliyorum sen de saatin aslında orada verildiğini ama tarihin üstüne tıklayınca yanında gizlendiğini farketmeyen o ezici çoğunluktansın. Değilsen de aferim. O zaman şöyle yapıyoruz: 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Mozzart Underground Album Kapak Calismalarim



2008`de kapak cekimlerini ve gorsel konsept danismanligini yapmis oldugum Mozole Mirach`in Mozzart Underground isimli o guzel albumunun gorsel materyalleri iste burada. Aslen mini bir kitapcik olusturuyor bu sayfalar. Icinde sarki sozleri, album on-arka kapak ve detaylar bulunuyor. Cekimler benim tarafimdan yapildi ve tasarimcimiz Blux Design olmasa asla bu hale gelemezdi. Albumun derin ve agir havasiyla uygun bir kitapcik olduguna inaniyorum. Cektigim ilk album kapagi olmasi dolayisiyla benim icin onemli bir yere sahip bu sayfalar. Bu fotograflari cekerken plansiz calistim, kendime ait bir fotograf makinam yoktu ve fotografcilik egitimi almadan hemen onceydi.  Egitim aldiktan sonraki cekimlerimi daha basarili bulsam da bu fotograflardaki ozgurlugu vermediklerini dusunuyorum. Amator ruh iyidir. 

Bu albumun benim icin bir diger onemi uzerinde harcadigim emekten kaynaklaniyor. Kapak cekimleri vesaire bir yana asil bu islerden sonra gelen albumun basimi ve Turkiye`de sehir temsilcileri tarafindan dagitilmasi, ve de on siparislerin alinmasi islerinin koordinasyonu beni uzunca bir sure ugrastirmisti. Sonuclari da guzel olmustu. 2008`de bu albumde emegi gecen herkese tesekkur etmek istedim suan. Sehir temsilcilerimizin buyuk cogunlugu albumun dagitilmasinda buyuk rol oynadilar cunku.

Asil albumun sahibi Mozole Mirach`tan bahsetmedim cunku zaten gerek yok o bir star ;) Hem de creative star. Severim cok.

13 Temmuz 2012 Cuma

Film: Shutter Island - Zindan Adası


Çoktandır dizi izlemekten film izleyememişim. Bu biraz da filmlerin hep aynı olmasından sıkılıp ara vermemden kaynaklanıyor. Dün gerçekten farklı diyebileceğim bir film izledim "Shutter Island". Leonardo DiCaprio'nun oyunculuğunu izlemek gerçekten zevkli. Titanic'te hiç sevmemiştim, çok jön gelmişti. Titanic'teki aşık adamdansa, psikolojinin dibine vurmuş, gözleri yaşarmış DiCaprio çok daha iyi.  Zaten sonraki filmlerinde hep o rollerde.  Çıkma o rollerden!

1 Haziran 2012 Cuma

"Friend of Fans" ve Zayıf Bağlar



Facebook Insights'larla haşır neşir mesai saati geçirenler bilir "Friends of Fans" metriğini. Benim gibi de, oturtamazlar bir yere raporlarında. Markanın Facebook'taki görünümü yada geleceği için nasıl bir öngörü sağlar ben şahsen çözemedim. Fikri olan varsa bana ulaşsın sevinirim. Bu kullanamama durumu başka analistlerin de gözüne batmış ki "Why “Friends of Fans” is a completely useless metric" isimli yazıyla karşılaştım. Tıklayıp hızlıca okumanızı tavsiye ederim.

Şimdi gelelim benim bu metrikle ilgili hayali hipotezime :

31 Mayıs 2012 Perşembe

Dublaj Çalışmam - Tekkonkinkreet

Dublaj çalışmam derken; Tekkonkinkreet isimli animasyondan bir kesitte küçük bir Japon çocuğu seslendirdim. Kafasında kedi başlığı olan, arkasında tuvalet kağıdı asılı olanı. İlk cümlem: "Kavga başlatıp sonra da kaçmak ne kadar yanlış!". Orjinalinde cazgır sesli bir çocuk ama kendimi Japonların çıkardığı uzatmalara kaptırmadan Türkçe tadında bir dublaj yapmaya çalıştım. Videodaki tüm sesleri tasarlayan Harun Dinç'in blogundan video ve ilgili yazısı:




"İtü Müzik Teknolojileri Ses Tasarımı Bölümü Görüntü İçin Ses dersi finaline, tamamı bana ait olan bir Ses Tasarımı yapmam isteniyordu. Ben de bunun için bir dönem boyunca Cevdet Erek hocamın bize anlattıkları doğrultusunda bir ödev hazırladım. Sizlere de yaptıklarımdan bahsedeyim..