31 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni Yilin Sizofreni

-Yeni yil. Hosgeldin 2013.

-Amaaan ha yeni yil ha eski yil.

-Hey Oley. Yeni yil diyorum tarih degisiyor.

-Kutlayasim yok hicbirsey. Kutlayangillerden degilimdir zaten.

-Amma asosyalsin. Nasil gencsin sen. Hic mi eglenmezsin yeni yilda.

-Sagim solum belli olmaz. Bir sene evdeyim, baska sene olaylar olaylar.

2 sene once yilbasinda Harun ve ben Londra`da Winter Wonderland`i kesfederken:

Winter Wonderland in London from Mirac on Vimeo.

Facebook`un Raporculara Cikardigi Zorluklar

43.000 fanli sanatci Facebook sayfasinin insights graphi diyor ki bana: 07/12/2012 - 13/12/2012 tarihleri arasinda Talking About`in 0. Sifir iste bildiginiz sifir. Zaten bir onceki ve sonraki gunde 1108 - 1136 olduguna gore ve bu verdigi sifir rakami haftalik talking about oldugu icin matematiksel olarak imkansiz bu rakam. Benim de kafamda soyle bir soru olusuyor: Facebook acaba sen yoksa arada bana hep boyle hatali istatistikler, datalar veriyorsun da ben bu kadar farkedilir olmadigi icin onlara mi kaniyorum! Neyseki, bu sayfanin datalarini sadece kendime raporluyorum. Sayet ucret karsiligi yonetilen bir marka sayfasi olsaydi, gerek yollayacagim raporlarinda, gerekse dusuk rakamlarin aciklamalarinda sIkInti yaratacakti. Cunku musteriyi "Yok Facebook datalari hatali veriyor" bilmemne alakadar etmez. Peki datalar boyle cikinca ve musteriye bu aciklamayi bir kac kez ustuste yapinca ne oluyor? Musterinin(Markanin) mecraya guveni azaliyor. Bahsettigimiz mecra Facebook, bir haber sitesi degil. Fakat yine de markalar icin guven azaltici oldugu asikar. Bir ara isim sosyal medya raporlamaydi ve hatirliyorum Facebook bana bir gun boyunca Insigths sayfasini acmayip beni zor duruma sokmustu. Iste boyle. 


Alttaki ekran görüntüsünü de birkaç gün sonra aldım (25 Aralık). Gordugunuz gibi kirilmalar artmis hem de geriye donuk olarak.

Turkce klavye kitligimdan dolayi ozurlerimi sunarim, okuyan herkese.
Sevgiler

13 Kasım 2012 Salı

"Zor Deme Bana" Vardı Bir Zamanlar Çektiğimiz..

2010 yılında elime kamerayı alıp, yapmış olduğum ilk çekimden çıkan sımsıcak klibimizi blogumda bayağı bir geç de olsa vermem lazım. Şimdi 2012'deyiz. 2 seneyi aşkın zaman geçti çektiğimiz klip üzerinden. Gerek kameramızın el kamerası olması, gerek de video müzik olarak ilk işimiz olması dolayısıyla şuan piyasadaki diğer klip çekimleriyle karşılaştırdığınızda "Süper"miş demek yalan olur. Fakat 2 sene yakın gibi gözükse de, o zamanlar çok az underground ya da overground rap parçasının klibi olduğu ve olanların da bir kaç istisna dışında pek iç açıcı olmadığını hatırlatmam gerekir. 

Velhasıl kelam, klibimiz sevildi, güzel karşılandı. Klibimizde vermek istediğimiz "o" duyguyu verebildiğimize hemfikir olduk. Ben klibin kameramanı ve baş hamalıydım. Klibin zor kısmı henüz 3 günlük yeni evli bir gelin olarak Ağustos ayının kavurucu sıcağında taşıdığım tripodlar ve malzemeler değil, 1.60 lık boyumla 1.85 lık sanatçımızı doğru açıyla kadraja alabilmekti. Her zamanki gibi şarkının sahibi Mozole Mirach montaj ve post-prodüksiyonuyla kendi klibine can verdi. Hiphoplife.com.tr'nin öncülüğünde hazırlanmış "Organize Oluyoruz" albümde yer alan "Zor Deme" parçasına bu klibi çekerken farketmiştik ki, Türkçe rapte ormanda yeşillikte çekilen ilk klip. İzbe yerler, döküntüler, karanlık sokaklar değil; ağaçlar, şelaleler :) Şuanda sanıyorum ki değişik ortamlarda çekilen klipler vardır. Bu geçen 2 senede, en az 10 senelik bir devir atladık kamera ve çekim olaylarında! (Bu arada klibin çekimlerini Yalova'da yaptık. Şarkının müziği, sözleri, prodüksiyonu yani herşeyi her zamanki gibi Mozole Mirach'a ait.)

Müyap'ın Official Youtube kanalından işte klibimiz ve Mozole Mirach'ın çok sevilen "Zor Deme Bana" parçası. Parçanın klibiyle bütünleşmiş ruhunu hissedebilmeniz dileğiyle...


 

28 Eylül 2012 Cuma

Ege Bal Yiyınız

Reklamcılıkta son noktanın konulmasını sağlayan reklamı tespit ettik. İzleyinız, Ege Bal yiyınız:

30 Ağustos 2012 Perşembe

Gerçekten Coca-Cola'sız Bir Dünyada Yaşamak İstiyor Musun?


Breaking Bad'in son bölümünde yer alan ürün yerleştirme gerçekten kendinden bahsettirmeye değer nitelikte. Ürün yerleştirme denilince aklımıza gelen "Bu programda ürün yerleştirme bulunmaktadır" havasındaki tabuyu ilk olarak kafamızdan atalım. Öyle dizide masanın üstüne reklamı yapılan ürünün paketini koymak, dizideki billboardlara reklamı yerleştirmek ya da dizide sokak tabelalarına ürünün adını koymak değil bu. Hem bu ürün yerleştirme görsel değil, işitsel. Yani kelimelerin gücü konuşuyor bu reklamda. Bu sayede de bir o kadar havalı oluveriyor. Ve şu tepkiyi verdirtmiyor: "Hımm, ürün yerleştirme tamam reklam işte". Şu tepkiyi verdirtiyor: "Ne biçim bir reklamdı bu, wauww!". 

Diyalog şu şekilde gelişiyor. Breaking Bad'in Walter'ı rakip Meth satıcılarıyla %35'lik bir dağıtım yüzdesi almaları karşılığında birlikte çalışmaya ikna etmek için buluşuyor. İkna etmek zorunda, çünkü adamlar isterseler çeker vururlar. Sahnede gergin bir ortam hakim. Walter bu kısa ve etkili ikna konuşması sırasında, ürettiği malın kalitesini anlatmak için şu cümleleri kullanıyor: 

23 Ağustos 2012 Perşembe

Ergenlere Reklamlar


Ben ergenken, hatta ergenliğe daha yeni girme dönemlerimde sivilcelerle ne yapacağını şaşırmış, etrafta dönen  efsanelere kulak kabartan bir çocuktum. Çocuktum diyorum çünkü daha ilk evrelerindeydim. Suratım sivilce dolu değildi, zaten öyle çok sivilceli olmadım ama bir tane çıkardı tam çıkardı. Alnımın tam ortasında. "Ne yapsam acaba ben bunlara, abiler ablalar napıyorlar acaba?" derken bir gün bir reklam beynime şimşek gibi çaktı.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Dijital`de Churn Rate


Churn Rate; sigortacılık gibi üyelik bazlı ve benzeri sistemlerle çalışan sektörlerde başı çeken KPI’lardan olmasına karşın, offline satış odaklı firmalarda ise fazla rağbet görmemektedir. Bunun nedeni bu tarz sektörlerde gereken kesin rakamlara ulaşmanın mümkün olmamasıdır. Bu durumda, tahmini rakamlarla hesaplanma da yapılır. Tanımlamak gerekirse “Churn Rate; belirli bir zaman periodundaki müşteri kaybının ölçümüdür”.  Belirlenen zaman aralığı hedeflere göre aylık, çeyreklik, yıllık gibi periodlarda alınabilir. Churn Rate’i hesaplarken ilk olarak bakılacak iki önemli rakam vardır. Üyelikten çekilenleri (1), toplam müşteri sayısına (2) böldüğümüzde Churn Rate’i bulmuş oluruz.

(1)    Period başlangıcından sonuna kadar üyelikten çekilme gibi eylemlerle şirketle alışverişini, aldığı servisi bitiren ya da iletişimi sonlandıran müşteri sayısı;
(2)    Period sonundaki üye ya da alışverişe devam eden müşteri sayısıdır.

Peki dijital medyada Churn Rate hatrı sayılır bir metric olaraktan önemsememiz gereken bir ölçüm müdür? Bu sorunun cevabı churn rate ölçümlemesini yaptığınız online mecraya ya da sosyal medya kanalına göre değişir. Benim kişisel görüşüm oldukça önemli olduğudur. Çünkü eldeki müşterilerimizin ne derecede elimizden kayıp gittiğinin hesabı, pazarlama stratejimizi yeni müşterilere mi yoksa eldekilere mi daha çok odaklayacağımızın kararını vermemizde önemlidir.

Öncelikle e-mail pazarlamadan örnek vererek hesaplayalım. Datamızda 100 isim olduğunu farzedelim. Bir ay içinde bunlardan 15 tanesi, mail aboneliğini kaldırmak istediğine dair “unsubscribe” a tıkladı. Buna karşın da 5 yeni kişi e-mail listemize eklendi. Son durumda listemizde 90 kişi olmuş oldu.

Churn Rate= Unsubscribers/E-mail Listesi = 15/(100-15+5) = 15/90 = 16%

16%lık bir churn rate, aylık için yüksek bir rakam olsa da, yıllık için oldukça başarılı bir rakam olurdu.

Geçelim sosyal medyadan bir örneğe; Twitter Churn Rate. Burada da Churn Rate’i hesaplamak için unfollow ve following rakamlarını kullanacağız. Twitterımızda geçen ay sonunda toplam 500 followerımız olsun. Ay sonunda bu rakamın 550 olduğunu gördük. Yeni follow yapan kişi sayısı için 50 diyemiyoruz kolayca. Çünkü unfollow ve follow edenlerin arasındaki farkı veriyor bu 50 kişi. Churn Rate için bize unfollow tuşuna basmış kişi sayısı lazım. Bu rakamı veren ücretli ve ücretsiz servisler internette mevcut. Bunlardan birini kullandığımızda ay içinde 70 kişinin unfollow ettiğini gözlemledik farzedelim (demek ki 120 kişi yeni followerımız).  Öyleyse Twitter için Churn Rate’imizi hesaplayalım:

Churn Rate= Unfollow eden kişi Sayısı/ Follower Sayısı = 70/550=13% civarlarında.

Twitter raporlarımızda sadece follower sayımıza, retweet sayımıza bakmak oldukça kısıtlı bir analiz vericekti bize. Churn Rate’imizi hesaplayarak, Twitter’ımızdaki kitlemizin nasıl değiştiğini gözlemleyebiliriz. Bu gözlemin doğrultusuna göre, hangi yüzdede yeni kişilere hitap ettiğimizi kontrol edebiliriz. Dahası unfollow edenler arasından random olarak seçtiğimiz kişilerle dilersek iletişime geçebilir ya da mümkünse sosyal ya da demografik segmentasyonla gruplandırabiliriz.

Takdir edersiniz ki Churn Rate böyle kısa ve az metricli bir ölçüm değil esasen, fakat başlangıç olarak; ve özellikle sosyal medya için bu seviyede bir incelemenin çok verimli sonuçlar vereceğine inanıyorum.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Mozole Mirach - Anlamı Yok Klip Çalışması




Yaklaşık 5 ay önce görüntü yönetmenliğini/kameramanlığını yapmış olduğum çalışmam ve bununla ilgili yazım:


Merhaba! Mozole Mirach (yani eşim Harun Dinç) cumartesi akşamı, ustream.tv den yaptığı canlı yayın sırasında yeni şarkısı ve klibini dinleyicilerine sundu. Yayını dinleyen herkes aynı anda ilk defa izledi. Güzel oldu :) Ve hemen ardından twitterdan yorumları aldı Harun, canlı yayında okudu-değerlendirdi. Biz de bitirmiş olduğumuz bir işi insanlara sunabilmenin sevincini yaşadık. (Çünkü şayet elimizde güzel parçalar ve bir de bir klip var ve doğru zamanı bekliyorlar.) Aşağıda klibin çıkış haberi, snapshotlar var. Ama önce kısaca bahsedeyim. 

Facebook Insights`ta Ileti Saatleri


Facebook Insights tan post level data alınca postların başında tarihleri olduğunu görmüşsünüzdür. Tüh Posted başlıklı kolonda tarih var ama saati de verseymiş keşke facebook dememek elde değil di mi? Hişş hişş biliyorum sen de saatin aslında orada verildiğini ama tarihin üstüne tıklayınca yanında gizlendiğini farketmeyen o ezici çoğunluktansın. Değilsen de aferim. O zaman şöyle yapıyoruz: 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Mozzart Underground Album Kapak Calismalarim



2008`de kapak cekimlerini ve gorsel konsept danismanligini yapmis oldugum Mozole Mirach`in Mozzart Underground isimli o guzel albumunun gorsel materyalleri iste burada. Aslen mini bir kitapcik olusturuyor bu sayfalar. Icinde sarki sozleri, album on-arka kapak ve detaylar bulunuyor. Cekimler benim tarafimdan yapildi ve tasarimcimiz Blux Design olmasa asla bu hale gelemezdi. Albumun derin ve agir havasiyla uygun bir kitapcik olduguna inaniyorum. Cektigim ilk album kapagi olmasi dolayisiyla benim icin onemli bir yere sahip bu sayfalar. Bu fotograflari cekerken plansiz calistim, kendime ait bir fotograf makinam yoktu ve fotografcilik egitimi almadan hemen onceydi.  Egitim aldiktan sonraki cekimlerimi daha basarili bulsam da bu fotograflardaki ozgurlugu vermediklerini dusunuyorum. Amator ruh iyidir. 

Bu albumun benim icin bir diger onemi uzerinde harcadigim emekten kaynaklaniyor. Kapak cekimleri vesaire bir yana asil bu islerden sonra gelen albumun basimi ve Turkiye`de sehir temsilcileri tarafindan dagitilmasi, ve de on siparislerin alinmasi islerinin koordinasyonu beni uzunca bir sure ugrastirmisti. Sonuclari da guzel olmustu. 2008`de bu albumde emegi gecen herkese tesekkur etmek istedim suan. Sehir temsilcilerimizin buyuk cogunlugu albumun dagitilmasinda buyuk rol oynadilar cunku.

Asil albumun sahibi Mozole Mirach`tan bahsetmedim cunku zaten gerek yok o bir star ;) Hem de creative star. Severim cok.

13 Temmuz 2012 Cuma

Film: Shutter Island - Zindan Adası


Çoktandır dizi izlemekten film izleyememişim. Bu biraz da filmlerin hep aynı olmasından sıkılıp ara vermemden kaynaklanıyor. Dün gerçekten farklı diyebileceğim bir film izledim "Shutter Island". Leonardo DiCaprio'nun oyunculuğunu izlemek gerçekten zevkli. Titanic'te hiç sevmemiştim, çok jön gelmişti. Titanic'teki aşık adamdansa, psikolojinin dibine vurmuş, gözleri yaşarmış DiCaprio çok daha iyi.  Zaten sonraki filmlerinde hep o rollerde.  Çıkma o rollerden!

1 Haziran 2012 Cuma

"Friend of Fans" ve Zayıf Bağlar



Facebook Insights'larla haşır neşir mesai saati geçirenler bilir "Friends of Fans" metriğini. Benim gibi de, oturtamazlar bir yere raporlarında. Markanın Facebook'taki görünümü yada geleceği için nasıl bir öngörü sağlar ben şahsen çözemedim. Fikri olan varsa bana ulaşsın sevinirim. Bu kullanamama durumu başka analistlerin de gözüne batmış ki "Why “Friends of Fans” is a completely useless metric" isimli yazıyla karşılaştım. Tıklayıp hızlıca okumanızı tavsiye ederim.

Şimdi gelelim benim bu metrikle ilgili hayali hipotezime :

31 Mayıs 2012 Perşembe

Dublaj Çalışmam - Tekkonkinkreet

Dublaj çalışmam derken; Tekkonkinkreet isimli animasyondan bir kesitte küçük bir Japon çocuğu seslendirdim. Kafasında kedi başlığı olan, arkasında tuvalet kağıdı asılı olanı. İlk cümlem: "Kavga başlatıp sonra da kaçmak ne kadar yanlış!". Orjinalinde cazgır sesli bir çocuk ama kendimi Japonların çıkardığı uzatmalara kaptırmadan Türkçe tadında bir dublaj yapmaya çalıştım. Videodaki tüm sesleri tasarlayan Harun Dinç'in blogundan video ve ilgili yazısı:




"İtü Müzik Teknolojileri Ses Tasarımı Bölümü Görüntü İçin Ses dersi finaline, tamamı bana ait olan bir Ses Tasarımı yapmam isteniyordu. Ben de bunun için bir dönem boyunca Cevdet Erek hocamın bize anlattıkları doğrultusunda bir ödev hazırladım. Sizlere de yaptıklarımdan bahsedeyim..