23 Ocak 2013 Çarşamba

Mirac feat Dela Creme - "Can't Be Living" Klibimiz

Bir "Geç olsun güç olmasın" mantığıdır gidiyoruz. 2011'de Londra'da çektiğimiz klibimiz çıktı 2012 Aralık 9'da. Olsun biz çok sevdik; sağolsun dostlarımız da beğendiler. Bu klibin görüntü yönetmenliğini/kameramanlığını yaptığım için mutluyum. :) Herkese teşekkürler. Yakında daha iyileri gelecek.

Sizinle klip teaserımızı, basın bültenizimi, bannerımızı veeeee tabiki de klibimizi paylaşmak istiyorum.


"Mirac aka Mozole Mirach, uzun bir süre önce haberini verdiği "Can't Be Living" klibini sevenlerine sunuyor! Mirac'ın Londra'da geçirdiği 1 yıl süre içerisinde tanıştığı, 70'lerin efsanevi Reggae şarkıcılarından Jamaika'lı Bruce Ruffin'in yine kendisi gibi Raggae/Rap müzik şarkıcısı olan kardeşi Dela Creme ile birlikte yaptığı "Can't Be Living" şarkısına Londra sokaklarına çekilen klibin yönetmenliğini ve post-prodüksiyon işlemlerini yine Mirac üstlenirken, görüntü yönetmenliği de Melek Reyhan Dinç tarafından yapıldı. Klibin özel radyo programını http://miraconline.caster.fm adresinden dinleyebilirsiniz. İyi seyirler..." 

Teaser (Tanıtım Videosu):


Ve Klip:


19 Ocak 2013 Cumartesi

"Bacaksız" Çıkmazı

Size bir garip hikaye anlatmak istiyorum, gerçek bir adamın hikayesi. Neresinden anlatmaya başlasam bilemedim. En iyisi en baştan anlatayım. En azından benim bildiğim kadarının en başından; ta ki en sonuna, bildiğimin en sona gelene kadar.

Bizim bir Fikret Amcamız var. Ona çoğu kimse "Bacaksız" der. Fikret Amca bizim sokakta oturmuyor ama her gün orada. Kaç sene oldu bilemiyorum. Bir tahmin yapsam 5 sene kafadan var. Fikret Amca daha annemler sabah dükkanı açmadan dükkanın çevresinde ya da bizim dükkanda belirir. (Bilmeyenler için evimizin alt katında bir matbaa dükkanımız vardı. Annem babam emekli olunca, 2 sene önce civarı kapattılar. Reyhan Matbaacılık) Sonradan bizimkiler dedi ki, bizim dükkana ve çevresine gelmeden önce de oralardaymış, senelerdir tüm gün bizim sokakta geçirirmiş zamanını.

Fikret Amca'yı diğer insanlardan ayıran çok belirgin bir özellik var. Bacakları yok. Bacakları başladığı yerden itibaren kesik. Kendisinin kullanacağı tarzda değişik bir motoru var. Onunla istediği yere gidip geliyor, kendi başına. Kimseye ihtiyaç duymadan. Nasıl yürüyor derseniz, gövdesinin tam altına lastik parçası gibi birşey bağlıyor. Onun üstünde duruyor. Ellerine de birer tahta, onları tutarak elleriyle ilerliyor. Polisken çatışmada kaybetmiş bacaklarını, karısı da emekli polismiş. Hatta bacakları kesildikten sonra da dilenci kılığında istihbaratta çalışmış polis olarak.